Oleg Tsoy, Paşa Nits, Mişa Pugaçyov ve Vitali Kuçura'nın Petrovski Bulvarı'ndaki bir konaktaki projesi. İmza mutfak, güçlü bir kokteyl listesi ve Moskova'nın ortasında bir Berlin atmosferi.

Soma, Petrovski Bulvarı'ndaki eski bir konakta yer alıyor — devrim öncesi dönemde Turgenyev ve Dostoyevski'nin doğum günlerinin kutlandığı, Çaykovski'nin düğününün yapıldığı o konakta. Bugün tarihi duvarlara yeni bir rol düştü: mimar Goşa Aygunyan mekânı farklı dönemlerin karakterine sahip üç salona ayırdı. «Geçmiş salonu» sütunları, tuğla örgüyü ve Monier kemerlerini korudu. «Gelecek salonu» ise onun tam tersi: bir kemer-portal, havada süzülen bir ışık şeridi ve küre biçimli bir ayna. Aralarında, aşçıların çalışmasının izlenebildiği açık mutfaklı «şimdiki zaman salonu» var.

Rehber ekibimize göre Soma, Moskova'nın merkezindeki bir Berlin: burada Rusya sınırlarının dışında bir yerde olduğunuza dair tam bir his uyanıyor ve mekânı özel kılan tam olarak bu atmosfer.

Mutfaktan, ekibimizin içten bir saygı duyduğu şef Artyom Çudnenko sorumlu — istikrarlı biçimde çarpıcı bir sonuç veriyor. Menü, yerel ürünlere vurgu yaparak üsluplar karışımı üzerine kuruluyor: kızarmış romaine ve biberli sosla dana dili, deniz tarağı ve mantar kremalı orzo, ahtapotlu cacio e pepe risotto, langustinli İskoç usulü yumurta. Buradaki yemekler rahat ama imza bir karaktere sahip — her yemek düşünülmüş ve hoş bir şaşkınlık yaratıyor. Gizli misafirlerimiz akşam yemeğine 10 üzerinden 7 verdi.

Şef-barmen Mişa Pugaçyov'un kokteyl programı üç yönde gelişiyor: meyveler ve yemişler, otlar ve kökler, fermente mantarlar. Her içecek kendi sıra numarasını alıyor ve yeni koleksiyonlar çıktıkça sayaç sıfırlanmıyor — en popüler kalemler «arşivde» kalıyor. Kokteyller için gizli misafirlerimiz kararlı bir şekilde 10 üzerinden 8 verdi. Şarap listesini sommelier Olga Yerohina hazırlıyor: büyük şaraphanelerden kotayla getirilen nadir récoltant'lara kadar şampanya seçkisi ayrı bir ilgiyi hak ediyor. Lefkadia Vadisi ile ortaklaşa yaratılan kendi Soma köpüklü şarabı da mevcut.

«Soma» sadece yemek ve içecekle yaşamıyor: burada düzenli olarak DJ setleri, canlı gösteriler ve modern sanat sergileri düzenleniyor — restoranın duvarları arasında Deep List, MYTH Gallery, Postrigay Gallery ve diğerleriyle ortak projeler zaten sergilendi. Yazın barbekü ve samimi şarap tadımlarının yapıldığı rahat bir avlu açılıyor. Tüm bunlar, tek bir kelimeyle tanımlanması zor bir mekân oluşturuyor — ve belki de projenin asıl gücü de bu.